Pazar

Gün, twitter günüdür, canım benim.

Cumartesi

Sana Thandie Newton desem, bana ne cevap verirsin?

Salı

Evet sonunda bana da oldu, blog izleme listemdeki bütün bloglar kendiliğinden geri geldi.

Pazartesi

Evet sonunda bana da oldu, blog izleme listemdeki bütün bloglar kendiliğinden silindi.

Cumartesi

İnsanlara iyi davranmaktan ciddi anlamda vazgeçtim.

Cuma

İnsanların benimle alıp veremediğini çözdüğüm gün sanırım mutluluktan doruğa ulaştığım gün olacak.

Çarşamba

Ezgi'yi o kadar çok özledim ki, bunu kelimelerle ifade edemeyeceğimi az önce anladım.

Cumartesi

Serhat Kar'ın burayı daha yeni izlemeye almasına inanamıyorum; bunca yıllık hukukumuz n'olucak Serhat Kar!?

Salı

Bugün çok eğlendim ama sanırım Oğuz Kocaefe o kadar eğlenmedi, götünde kurt var gitmek istiyor durmadan.

Pazartesi

Aha da duraksayamadım, beğenmezsen eskisi aklımda 'çiçeğim', hehe.
Sahip olduğum bütün blogların şablonlarıyla, renkleriyle oynamaktan kendimi alamazken, burası söz konusu oldu mu şöyle bir duraksıyorum.

Pazar

Gizem Bayıksel isimli bir kız var bir yerlerde, istiyorum ki herkes şöyle bir-iki dakikalığına bile olsa onun mükemmel hayat görüşüne sahip olabilse.
Kötü şeyler yaşadığım insanların arkasından beni hatırlatacak şeyler yaşasın demek yerine, sadece beni hatırlasın diyorum.
Son zamanlarda saçma sapan şeylerden başka bir şey yazmadığımı fark ettiğim için, öyle her yere yazmıyorum, bu yüzdendir buralara sık uğramayışım.

Çarşamba

Eskiden yeni insanlarla tanışmayı hiç sevmezdim, şimdi de öyle çok sevmiyorum yani.
Gizem'in Twitter manyağı olup bloga bir şeyler yazmaması kırık kalp ben.

Pazartesi

En iyi tatil her zaman arkadaşlarla olan tatildir, iki günlük olsa bile.

Perşembe

Hayır İstanbul olsa, ağlarlar be!
40 derece sıcaklıkta, Ağustos'un dingilinde uygulanan dört günlük su kesintisinin dördüncü gününü saat farkıyla geçmiş olmamıza rağmen hala suların gelmemiş olması İzmir'i nasıl çileden çıkarmıyor anlamış değilim.
Evet ya, gerçekten de blog aleminde boş konuşmakla popülerlik arasında doğru orantı varmış.
Bazen ne dediğimi kendim bile anlamıyorum ve o zaman insanlar "Şu dediğini kendin anladın mı allaşkına ya?" diyorlar.
Bence insanlar sevdikleri insanlara kötü davranmalı ki sevdikleri insanlar onu herhangi bir yolla kaybettiklerinde çok üzülmesinler.
Sabahtan beri tek yediğim şey çeyrek ekmek arası tavuk döner olduğu için midemi artık hissetmiyorum.

Çarşamba

Bazen ciddi anlamda çıldırmak istiyorum lan, böyle "lilililililililiii" çığlıkları atarak caddelerde koşmak gibi.

Perşembe

Babamı sevmiyorum ya, seviyorsam da zorunluluktan seviyorumdur.
Cumartesi'den Perşembe'ye, insanın hayatında neler değişiyor.
Bir gün Ezgi'yle "Ne alırdınız?" sorusuna "süt" diye cevap verdiğimiz bir barda, yüksek seste Sexed Up dinleyip, süt tokuşturmayı çok istiyorum.

Cumartesi

İç rahatlığıyla İzmir'in yolları taştan, sen çıkardın beni beni baştan diyebiliyorum şimdi.

Perşembe

Tatile gitmek benim de hakkım, bitches.

Salı

En sevdiğim ve benimsediğim dizi Arrested Development, en güldüğüm dizi It's Always Sunny in Philadelphia.
Ben de karpuz sevmediğim halde dibindeki yeşilli beyazlı kısmı yiyebiliyorum, bu bizi iyi bir ikili yapar.

Pazartesi

Karpuzun üstündeki çekirdeksiz tatlı kısmı benimle paylaşan insanın kırk yıl kölesi olurum.
Tabi süre faktörüne ek olarak Tom Cruise faktörü de var; çünkü o adamın yer aldığı bir şeyi izlemeye tahammül edemiyorum, üstelik bir nedeni de yok.
Yıllardır yeltenip süresinden (188 dk.) ötürü izlemekten vazgeçtiğim Magnolia filmini ne zaman izleyeceğim acaba.

Pazar

Öykü & Berk kardeşlere en komik ikizler ödülünü veriyorum.
" Happiness only real when shared. "

Cumartesi

Çok rica ediyorum ünlem ve soru işaretinden önce boşluk bırakmayın.

Cuma

İzmir'de yangın olması acayip dokunuyor bana her zaman.

Perşembe

Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için.

Çarşamba

Mesela festivallerde çalışmanın en güzel yanı, tüm o şatafat içinde yüzen "ünlü" insanlarımız hakkındaki gerçekleri bizzat görmek ve bilmektir ve bu yüzden de kimse bana kızmamalı "sanat" koktuğunu sanan insanları sevmediğim için.
Ezgi şurada Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan'ı sevmediğini söylemiş ya hani, işte onu okuduğum an neden bu kadar yek vücut olduğumuzu bir kez daha anladım.
The Sims adlı oyunu hiç oynamadım ben.

Salı

İnsan kaybetmeden değerini anlamıyormuş gerçekten.
Şu başkalarının bakımına muhtaç halimden kurtulduğumda yapacağım ilk iş alabildiğine uzun bir çimenlik bulup (ki kafamda bazı yerler belirledim) dakikalarca koşmak olacak.
"Hasta olmanın en güzel yanı" diye bir şey yok, saçmalamayın artık.
Kusurlarını bilen insanla kusurlarını görmeyen insan aynı değil, biliyoruz.

Pazartesi

Yaz geldiğinde dayanamadığım tek şey saçlarımı uzatmak ama yaz gelmeyince de dayanamıyormuşum mesela.
Rapunzel olsana, saçlarını uzat falan.
Neyim?
Güzellik görecelidir yalanını, çirkin ama zeki, yani çalışsa yapar kafasında bir kadın çıkarmadıysa bende neyim.
Beni Türk hekimlerine emanet ediniz, cidden.
Birileriyle dalga geçerken artık sadece canım yaa kalıbını kullanıyorum.
Farklı olduğunu sandığım insanların aslında aynı bokun laciverti olduğunu fark ettiğimde, artık üzülmüyorum.

Pazar

Canım çok sıkılıyor.

Cumartesi

Gizem gülünce, sağ elmacık kemiğinin üzerinde gamzesinin çıkmasına hastayım.

Cuma

Eğer siz de havada uçuşan sivri sineği alkış yaparak öldürenlerdenseniz, bir akşam yemeğe bekleriz.

Salı

Şöyle blogu en aşağıdan yukarıya doğru okuyunca "Vay be neler olmuş." diyorum.
Keşke Gebze'ye gidebilsem de biraz olsun Ezgi'nin yüzünü güldürebilsem.
"Bacağında iz kesin kalacak, ama iltihap kapmasını engelleyebiliriz."

-Dr. Ali Çetinkaya.
Bundan sonra uzun bir süre sadece Fransız filmleri izleme kararı aldım.

Pazartesi

İki gündür yürüyemiyorum bacağım komple sarılı olduğundan ve canım çok yandığından, ama ilk kez bugün bu duruma ağladım.

Pazar

Son üç gündür cümle içinde kullandığım sefer kelimesine sever diyorum, hadi hayırlısı.

Cumartesi

Tabi bu sevinme oh canıma değsin şeklinde değil, daha kötüsü olmadığı için gerçekleşen bir duygu silsilesiydi; ama siz zaten böyle olduğunu anlamışsınızdır.
Umut telaşlı bir şekilde Ezgi'yi ara dediğinde, aklıma en kötüsünü getirmiştim ve bu yüzden ayağını yaktığını öğrendiğimde biraz sevindim açıkçası.
Conan O'Brien ise kalbimin apayrı güzel bir köşesinde.
Yaralarla hava atmayı çok fazla özlemişim bir de, farkettim.
Bir de sağ bacağımı baştan aşağı yaktım.
It's Always Sunny in Philadelphia'yı Arrested Development'dan daha fazla sevdiğime kanaat getirdim bugün.

Perşembe

Bence Alan Ball cinsellik ve küfür içermeyen bir film ya da dizi çekemez; ha bunu yadırgamak için değil aksine takdir ettiğim için yazıyorum orası da ayrı.
Ama bu cümle erkekleri sevindirmesin; çünkü binlerce dansöz var.
"Çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır." diyenlere Cem Yılmaz'dan, "İngilizlerin bir lafı vardır bildin mi: Fuck you." repliğini armağan ediyorum.

Salı

Bence Sezen Aksu'nun en güzel şarkısı Cihan Okan'la söylediği ve Levent Yüksel'in yeni rakı reklamında berbat ötesi coverladığı, aynı zamanda da Duvara Karşı filminin soundtrack albümünde yer alan Yine Mi Çiçek parçası.
Bu sabah, boş Starbucks bardağına su koyup suluk olarak kullanan bir insan evladıyla, aynı otobüsü paylaştım.
Televizyonda reklamları çıkan Activia benzeri ürünler sindirim sistemi için değil boşaltım sistemi için di mi, bana gerçeği söyleyin.
Hatta Ringa olayına girmeyi dahi planladım şu an beni arayanlar da Salim dinlesin diye.
Telefonumun gelen arama melodisi olan Looney Tunes'u değiştirdim, şimdi Salim - Alo çalıyor.

Pazartesi

Bazen, Facebook'ta saçma sapan videoların tamamını paylaşan insanlar, sadece benim arkadaş listemde toplanmışlar gibi hissediyorum.

Pazar

Gizem, sana iyi mi kötü mü olduğunu bilemeyeceğim bir haber vereceğim: Robbie Williams'a çoktan aşık olmuşsun beyb!
Bu blogun adının "Spoiler alert." olduğu zamanları da hatırlarım, yanlış mı hatırlarım?

Cumartesi

Ezgi'yle dost olmak, hayatım boyunca aldığım en takdir edilesi kararlardan biri bence.
"İnsan isminden ötürü kendini frenler. Ama benziyorsa ismi Şerafettin de olsa kabulüm." dedi Gizem.

Cuma

Dünyanın en sıkıcı yerinde bile, Ezgi'yle çok şahane vakit geçirebileceğime eminim.

Perşembe

Kim ne derse desin, benim için Dostoyevski'nin en güzel yapıtı Netoçka Nezvanova'dır.

Çarşamba

Robbie Williams'ı slow şarkılar söylediği zaman çok seviyorum ve hatta bu sevgi o kadar büyüyebiliyor ki, Sexed Up'ı söylerken kazara aşık olacağımdan korkuyorum.
"Heavy is god, heavy is reliable."

-Boris the Blade.

Salı

Boris Kovac, adamımsın.
Beyonce baya sevdi bu iki birbirine benzer kadın arasında dans etme işini.

Pazartesi

Ha evet, büyük altın sarısı halka küpelerim var.

Pazar

Az önce Olcay Özdemir büyük halka küpelerimden tekini aldı ve coşku dolu bir halde "Evrimin kayıp halkasını buldum!" diye bağırdı.
"Bir insanın kız kardeşi varsa, o (kız kardeş) salaktır."

-Olcay Özdemir.
Birinin bana bu sıcakta neden altıma mini şort, üstüme pamuklu uzun kollu giyerek dolaştığımın açıklamasını yapmasına ihtiyacım var.

Cuma

Gizem, hayatımda gördüğüm en güzel MSN ifadelerine sahip insan.

Perşembe

Yüzünde ben olan kızlar kesinlikle çok çekici.
Oktay Kaynarca'nın yüzünü görmeye resmen tahammülüm yok.
O kadar sıkıldım ki internetten Altın Kelebek Ödülleri'nin tekrarını izlemeye koyuldum, düşün artık.
Elinde makineyle aynadan kendini çeken ve bunu ID diyerek ele güne sunan insanlar, bi' siktirip gitsinler artık, lütfen.
Acaba I Am Sam filminin soundtrackinde ki tüm o The Beatles coverı yapan isimler, Across The Universe filmini izledikten sonra utanmışlar mıdır?

Çarşamba

Bir kez daha gururla diyorum ki, bu kıza dikkat.
"Fa diyez etkisinde insanoğlu" diyen insanoğlunu o kadar fazla özledim ki..

Salı

Eugene Hütz kocam olsun mu.
Yüksek Sadakat'in Haydi Gel İçelim klibi kadar daha saçma sapan bir klip görmedim.

Pazartesi

Dün gece dayanamayarak bir film daha izledim ve bittiğinde söylediğim tek şey, Kirsten Dunst'a yazık etmişler, idi.

Pazar

Acaba şimdi ne izlesem, adlı bir hastalığa yakalandım, korkuyorum.
Tuna Kiremitçi'yi çok seviyoruz; zira sayesinde, birisi bir yere giderken, git kendini çok sevdirmeden diyerek soğuk esprinin dibine vurabiliyoruz.
Everything Is Illuminated filminin soundtrack albümü filmden daha güzeldi diyenler, monitöre el sallasın.
Gizem'in bir gün içerisinde üç film izleyip akabinde dördüncüsüne geçecekken bu durumun iyi olmadığını ve çok tekrar ederse ilk izlediği filmin adını bile unutabileceğini farketmesi mi yoksa benim yazdığım uyarımsı şey mi bloga yazmasına sebep oldu bilemedim.
Bir gün içerisinde üç film izleyip akabininde dördüncüsüne geçmek her zaman iyi değildir; çünkü bu durumu çok tekrar ederseniz, ilk izlediğinizin adını bile unutabilirsiniz.
Bu bloga neredeyse yazık olacakken Gizem Bayıksel insanına "N'aber yavrum? Yazsana bir şeyler lan." demek istiyorum.

Perşembe

Bence biri benim arkamdan çok sıkı beddua etti; çünkü hayatımın bir anda bu kadar berbat bir hal alması başka türlü açıklanamaz.

Salı

Hiç hoş şeyler olmuyor şu sıra ve bu yüzden de yazmaya üşeniyorum çoğu zaman.

Cumartesi

Artık aynı cümleler kuruyorum.
Akşamın dokuzunda heveslenip dışarı çıkmak istemek ve bir saat hazırlandıktan sonra dışarıda buluşacağınız arkadaşınızın direkt size geleceğini, dışarı çıkmaya gerek olmadığını söylemesi sizi o kadar hüsrana uğratır ki dışarı çıkmaya hazırlanırken en sevdiğiniz kırmızı rujunuzun bittiğini farketmek ve o tonu diğer kırmızı rujları karıştırarak elde etmeye çalışmanız fikri size düğün gibi gelebilir hatırlayınca.

Çarşamba

Bazen, gerçek mutluluğu hiçbir zaman tadamayacakmışım gibi geliyor ve bunda Glen Hansard'ın payı oldukça büyük.
Artık uzun cümleler kuruyorum.
Gecenin ikisinde özenip kolaj yapmaya uğraşmak ve en can alıcı noktada Pritt'in bitmesi sizi o kadar büyük bir hüsrana uğratır ki kolaj yapmaya başlamadan önce evde kartonun olmadığını farkedip kolajı mecburen A3 boyutlarında bir kağıda yapma fikri size düğün gibi gelebilir hatırlayınca.

Salı

Juliette Lewis'le evlenmek istiyorum.

Pazartesi

Blogger'daki sorun yüzünden bütün izleme listemi sildim, çoğunu yeniden izlemeye aldım ama hala blogunu en sıkı takip ettiğim insanın güncellemeleri gözükmüyor.
Benim gibi Youtube'a ktunnel'le giren bir eziği bile en basite indirgenmiş bir program yaparak sorunsuz bir şekilde Youtube'a sokuyorsun ya Youtube Jacker, helal olsun diyorum sana.
Ezgi iyiki doğmamış mı ama ya, yoksa yıllar sonra beynimi tek başıma nasıl sevebilirdim.

Pazar

Ezgi facebookta en yakın arkadaşlarımla arkadaş oldu ve şu anda birbirlerine duvardan bir sürü şey yazıyorlar, ben de inanılmaz bir keyifle takip ediyorum tüm bu olanları.
Blog güncellemelerini saatler sonra verip, utanmadan altına 2 dakika önce gönderildi diye yazdığı için Blogger'a dava açasım var.
Cem Yılmaz'a el sallıyor ve lanet hollywood senaristlerine sesleniyorum: Micheal bize son şakasını yaptı.

Cumartesi

14.04.09'da kaydettiğin taslağı daha yeni okuduğum için kendimi en duyarsız ve gereksiz insan seçiyorum cınım Bayıksel.
O halde Sena Argun'dan geliyor: Aziz Kocaoğlu götün kocamaaan, kocamaaan, kocamaaaa-aan; Aziz Kocaoğlu götün kocamaaaan.
1 Haziran'da kentkart öğrenci ücretinin 0.67 kuruştan 0.90 kuruşa çıkması bana süper bir doğum günü hediyesi olacak; teşekkürler Aziz Kocaoğlu!
Şöyle bloglar kolpa mı sahi mi anlayamıyorum.
Top hala tentenin üstünde.

Cuma

Ne kadar da çok "yaptıklarını" demişim, hayret.
Tania Shcheglova'nın yaptıklarını izlerken çok keyif alıyorum.
Irmak'ın yaptıklarını anlatmak için az önceki yazım yetersiz oldu.
Yaptıklarını görünce dudağım uçukluyor.

Perşembe

Facebook'a adını Arke, soyadını Oloji yazıp kayıt yaptıran gerizekalıyı Allah boşlasın e mi.
Yarın sabah erkenden kalktıktan sonra ilk işim kuaföre gidip saçlarımı kısacık kestirmek olacak ve bu sefer bu cümleyi harfiyen uygulayacağıma and içtim.
Google banner koleksiyonu yapmaya başladığımdan beri, sanki duymuşçasına Google banner'larını üç günde bir değiştiriyor.

Çarşamba

190. kayıt tarafımdan geliyor: Barilla dünya üzerindeki en müthiş makarnadır.
Yıllar sonra beynimi sevdim.

Salı

Sevgili Cem Adrian, Tunalı sokaklarını rahat bırak; çünkü seni her gün görmekten ve her görüşümde abi naber dememek için kendimi engellemekten yoruldum.
Sırf, her girdiğimde paylaşılan milyon videoyu görmekten sıkıldığım için, facebook hesabımı kapatasım var.
Siz insanlıktan nasibinizi almamışsınız, siz hayvanlıktan nasibinizi almışsınız.

-Umut Büyüme.
İki önceki blog girdisinde söylemek istediklerimi biraz abarttım.

Pazartesi

Bu klibi izlemeden önce derin bir nefes alın, sonra da kendinizi sakinliğin kollarına yavaşça bırakın.
Annem converselerimi makineye attığı gün, dünyanın en mutlu insanı olacak, ben size söyleyim.
Gizem'in iyi film konusunda bana ders vermesini istiyorum; çünkü bir filme iyi demem için içinde taş gibi kızlar, muhteşem arabalar ve inanılmaz silahlar olması yeterli.

Cumartesi

İlerde evlenirsem, evlendiğim adamın soyadı Yılan olsun isterim.
Haksızlığa uğradığım zaman çok fena intikam alırım ama kinci değilim.
Merhaba, Ophelia.
İnsanlar ikiye ayrılır: K harfini ke diye okuyanlar, ka diye okuyanlar.

Cuma

Google banner koleksiyonu yapmaya karar verdim, özellikle de dünki bannerdan sonra.
Fran Healy'nin sesi, eminim ki ölene kadar dinlediğim nadir seslerden biri olacak.
Biri de çıkıp desin ki, Alexander Rybak gördüğüm en antipatik insan; ben de derinden bir ohh çekeyim, yeter ama artık.

Çarşamba

" Everything, everyone, everywhere, ends. "

Six Feet Under

Cuma

Bir kız bu kadar güzel gülebilir türlü zor durumlarda, insanın içini serinletebilir gülüşüyle.

Perşembe

Gizem, Cumartesi gecesi Ankara'ya gelmeden önce buradan bir sürü buzlaş alacağım, termosa dolduracağım ve oranın sıcağında bardağa döküp döküp içeceğiz onları ikimiz.
Kötü bir şeyler olmuş.
Sevdiğiniz insanlara, onlar hala hayattayken, onları sevdiğinizi söyleyin.

Çarşamba

Zed's dead baby, Zed's dead.
Enteresan bir şekilde bu photo bloga bayılıyorum ben.
" Bu film sadece, marul gördüğünde içi kıyılanlara adanmıştır. "
Çok sevgili Daisies filmi, muhteşem görselliğin ve absürd komedin beni benden aldı, secde edilecek bir film olduğunu bilmen gerekir diye düşündüm.

Salı

Bir yazıyı yazdıktan sonra, kayıt seçeneklerini girip, yazıyı yayınlayacağım zamanın saatini oraya girmek gibi bir takıntım var, kendimle barışığım.
J. Ezgi Özdemir, duyup duyabileceğiniz ve de görüp görebileceğiniz, en güzel gülüşe sahiptir.
Everybody Dies, But Me, izlediğim en berbat filmler top 5'den sana yer ayırttım, geç kalma.
Oha lan Gizem'in günleri ne kadar da dolu dolu geçiyor.
" Çözülmenin verdiği çıplaklık hissi durumu. " harika bir betimleme değil mi?

Pazartesi

Her gün interneti açar açmaz ilk iş olarak bu beş sayfaya bakıyorum: Deviantart, Blogger, Facebook, Yahoo, Hotmail.
Fin Tangosu, bana son günlerde aman yarabbi dedirtebilen harika bir filmsin sen, afişinin tatlılığına da ayrı ölürüm.
Sevgili Uçan Süpürge Film Festivali, başıma gelen en güzel şeylerden biri olduğunu bilmeni istedim.
Ben bugün ölmezsem başka bir gün ölürüm.
Karnım ölümüne aç, evde yiyecek hiçbir şey yok ve anahtarımı kaybettiğim için dışarı çıkamıyorum.
Youtube'da Salim, Ebru Polat gibi şarkıcıların videolarını izledikten sonra, videoların altında yazan yorumları okumaya bayılıyorum.
Maydanozun da sapı var ama tavaya atarken kesiyoruz.
Last.fm'de 'Ortak sanatçılarımızda şunlar şunlar var ehirik ehirik.' muhabbetleri kesilsin artık.

Pazar

Yeni blogları severim.
Kimileri gördüğüne inanır, kimileri inandığını görür, kimileri inanmak istediğini görür, kimileri de görmek istediğine inanır.
Bazı insanlar her şey hakkında tez yazmışçasına çatır çatır konuşuyor ya ve o konuştuklarına bazı insanlar inanıyor ya hani, çok gülüyorum bu duruma.
Sevdiğiniz insanların, hayallerinizi desteklemesinin verdiği mutluluk, hiçbir şeyde bulunamaz.

Cuma

Bazen aklıma çok enteresan fikirler geliyor ve üşengeçliğimden nasıl olsa hatırlarım diye not almıyorum; ama günün sonunda o fikirlere dair en ufak bir fikrim olmuyor.
Kaju o kadar başarılı bir çerez ki neredeyse People&Portraits kategorisine sokacağım onu.

Perşembe

Haftaya Pazar Ankara'ya gidiyorum ya, her yerim tavanda şimdi.
Sezen Aksu'ya uyuz oluyorum.
Harbi mi lan?
Gizem hiçbir zaman çok mutsuz olamaz, sizi keklemeye çalışmasına aldırmayın diyor ve yanaklarından öpüyorum.
Hişşş güzellik; aklımda..

Çarşamba

Sınıf arkadaşlarımın feysbukta benim fotoğraflarımdan çok, Ezgi'nin profil fotoğrafını takip etmesi biraz garip; ama bu benim hoşuma gidiyor.

Pazartesi

Haiku kadar saçma ama ilgimi çekebilen başka bir şey daha yok.
" Bebelere balon, ikizlere takke, lets go tu dı mekke. "

Kübra Kaçtıoğlu esprisi.

Pazar

Az önce, üç-dört sene evvel yazdığım bir yere girdiğimde kendimden "civangir l" diye bahsettiğimi gördüm ve beni mutlu eden bir sürü anı gözümde canlandı.
Canım sıkıldığında Gizem'in bana çektiği videoları izliyorum ve hemen keyfim yerine geliyor.
Merhaba Mertcan.
Bugünlerde bana en lazım olan şey bir Şebnem Ferah korsesi, çünkü göbeğim neredeyse kendi başına bir birey olmuş.
Dün Umutların eve gidip, büyük bir hevesle televizyonu açıp karşımda Altın Kızlar adında salak-saçma bir dizi gördüğümde, 'Aslında en altın kız Hale Soygazi ki.' diye hisli hisli iç geçirdim.
Estelle ile Kanye West'in işbirliği yaparak söyledikleri American Boy adlı parçada, Kanye West'in 03:14 sıralarında 'rubbish' demesine ölesim geliyor lan.
Onu bunu bırakalım da, Şevket Altuğ nereye kayboldu?

Cuma

Hatta o kadar çok ki, hangisini önce okuyayım diye telaşlanırken mutlu oluyorum.
Çok fazla dediğim de hakikaten çok fazla yani ya.
Çok fazla blog oldu, takip etmesi çok fazla eğlenceli.
Şu şarkının 2:38 dakikasından sonraki melodiler, resmen beni benden alıyor.
Ben bazen, altyazı sitelerinden sevdiğim filmlerin altyazılarını indirip okurum ve bundan aldığım hazzı, birçok şeyde bulamayacağımı da adım gibi bilirim.
" Gidenler sende hep kendilerinden bir şeyler bırakıyor, hafızanın sırrı bu mu? "

La Finestra Di Fronte
Her ne kadar Hande Yener güzel söylemiş de olsa, Aylin Aslım, sözlerini yazdığı o güzelim parçayı kendi söylemeliydi.

Perşembe

1 Haziran benim, 28 Ağustos Gizem'in doğum günü; yani yaz bizden sorulur.
"Sen beni denemedin; çünkü ensenle oynamadım."

Oğuz Kocaefe.
"Şapkalı a yaparken bilgisayarı kapattım demin." diyen bir ağabeyim var ve şu an öğrendiğime göre sevgili ekürim Gizem ile görüşememişler Ankara'da.
Sanırım hiç sıkılmadan oynayabileceğim tek oyun Splinter Cell.
Bazen bütün gün blog okusam sıkılmam herhalde lan diyorum.
Bir insanın hakkında kim ne derse desin, ALLAH bir yerinden alıp bir yerine vermiştir mutlaka.
Numaralı gözlük için yazdığım cümleyi okudum ve şimdi de onun diş teline uyarlanmış halini yazdığımı hayal ettim.
Küçüklüğümden beri numaralı gözlük takmak istedim hep, ama gözlerimin sapasağlam olması bana hep engel oldu.
İnsanın, sürekli birlikte olduğu diğer bir insana benzemeye başlaması yer yer bezdirici olsa da çoğu zaman güldürücü lan.

Salı

Boş zamanlarında, zevk için ansiklopedi okuyan insanlarla tanışmak istiyorum.

Pazartesi

Şu aralar aklıma gelen her şeyi telefonuma not aldığımdan ve telefonu elimden düşürmediğim için, sevgili ailem bir sevgilim olduğundan şüpheleniyor.
Hayatları boyunca çıplak kız dahi görmemiş olan bazı erkekler, Issız Adam'ı izledikten sonra bu açlıklarını bastırmak için " Ben de Alper gibiyim aslında. " demeye başladılar, yazık.

Pazar

İngiliz aksanına aşığım falan ama, bazen de çok yapmacık geliyor.
Favori çizgi film karakterimin Casper olmasının en büyük sebebi, iki haftalıkken geçirdiğim ameliyatta doktorumun beni Casper'a çok benzetip tüm hastahanenin bana öyle seslenmesindendir.
Bu hayatta insanı çok rahatlatan bir hareket varsa o da, kollarınızı bilek kısmından birbirine geçirip yukarı doğru kaldırarak tüm vücudunuzu germektir.
Bob Ross vardı bir ara trt de, gözlerimi fal taşı gibi açıp okuldan gelince onu izlerdim ben hep.
Neden hep şifalı şeylerin tadı bir garip olmak zorunda?
Arabadayken camdan dışarı tek kolunu çıkararak müziğin sesini sonuna kadar açan insanlara, o hallerini videoya alıp izletsek, aynı şeyi yapmaya devam ederler mi acaba?
Sağanak yağmurdan kaçmak için yapılan koşu, dünyanın en sağlıklı sporuymuş; şaka şaka, ben uydurdum.
Sevgili Travis, hala Ankara'da konser vermediğiniz için en içten küfürlerim sizinle, hoşçakalın.
Şu kısacık hayatta bir Sig Sauer'ım olmazsa gözüm açık giderim bence.
Can'in Vitamin C adlı parçası haddinden fazla başarılı değil mi diye düşünmeden edemiyorum.
İnsanlar kendilerinde hiç tasvip etmedikleri davranışlar farkettiklerinde, ama o da böyle yapıyor, diyerek yaptıklarının normal bir şey olduğunu göstermeye çalışırlar; doğanın kanunu budur.
Tokio Hotel'in solistinin erkek olduğunu, geçen yaz öğrendim ben.

Perşembe

Bu şarkıyı ilk dinlediğimde yüzümde bir "ahaha" ifadesi olmuştu geçen yaz.
Son zamanlarda facebookta paylaşılan slow-stop motion videoları çok kıskanıyorum.
Dün gece Oğuz'a küsüp uykuya daldım ve sabah kalktığımda Oğuz gitmişti beni uyandırmadan.
Dinlemeye katlanamadığım şarkıların neredeyse tamamının nakaratını ezbere bilirim.
" Ücretsiz Last.fm Radyosu deneme süresi sona ermiştir; kesintisiz ve kişiselleştirilmiş radyonuzu dinlemeye devam etmek için abone olun. "

Çarşamba

Ama'dan önce inatla noktalı virgül getiriyor oluşum, lise yıllarında yaşadığım acı bir olaya dayanır.
Gizem'in mesajlarını öptüm bay ile sonlandırması çok hoşuma gidiyor, ama bir de telefonda konuşurken öyle deyip çat diye kapatıver(ebil)se(k).
Yıllardır avea fanı olduğum için çok mutluyum.
Hala self-portrait çekemedim ya, yanarım yanarım ona yanarım.
Everything is gonna be alright kalıbı beni zaman zaman aşırı güldürebildiği gibi, zaman zaman da bana inanılmaz huzur veriyor.
Dünyanın en yetenekli insanlarıyla tanışıkmışım gibi hissediyorum.
Gerçekten teşekkür ederim, samimiyetle söylüyorum gibi kalıplarla bugün çok dalga geçtik.
Facebookta sağ üst köşede yer alan people you might know / tanıyor olabileceğin kişiler adlı başlığın içini silmekten yoruldum, pes ediyorum.
Jim Carrey, komedi filmlerinde oynamayı bıraksın.
Sitelere para verip vi ay pi olanlar, bence doğuştan komik yaratılmış insanlar.
Şaka maka haftanın sadece bir günü okula gidiyorum, sınıfta kalırsam şaşırmayacağım.
Okula gitmeyip, temiz bir yatakta öğlene değin uyumak kadar şahane bir şey varsa; o da bunu alışkanlık haline getirmektir.
Adios reklamındaki sloganları bulan insanın Allah bin belasını versin, bu kadar açık ve net.

Salı

Az önce ablam, ona Bedük'ün aslında son sigaram Serhat olduğunu söylediğimde, bana sanki adını yeni öğretiyormuşum gibi baktı.
" Hi. I'm the new kid. " kalıbına inanılmaz bir sempati duyuyorum.
Ankara için çok küçük derler ki doğrudur dışarı çıktığında bin tane insan görürsün; ama hala hiç gitmediğim semtler var benim, onu nasıl yapacağız?
Her gün Arkeoloji Sözlüğü'nden 4 yeni kelime anlamı öğreneceğim azmimi; donarium, peronai, castella ve regula kelimelerinin anlamlarını öğrendikten sonra terkettim.
Barilla'nın içinde üç çeşit peyniri barındıran tortellini makarnası, olasılıkla dünyanın en güzel peynirli makarnasıdır.
Emre Altuğ'un 30 yaşında olduğunu öğrenmem bugünlerde beni en çok şaşırtan şey; zira iki-üç gündür aksiyonsuz takılıyorum.
Deniz Gür, çok ama çok kral bir insan ve evinde pengueni var.
En nefret ettiğim insan tiplerinden biri de, gel bak sana bir şey anlatacağım; ama sonra, diyen 'tipler'dir.
İsim ve soyisimleri aynı harfle başlayan insanları acayip kıskanıyorum, çok karizma oluyorlar.
Her an her şeyi silebilme kapasitem var ve bazen bu kapasiteyi kullandığımda dünyanın en mutlu insanı ben oluyorum.
Çok kolay yargılıyorlar ya insanların yaptıklarını, kolumu ağızlarına sokasım geliyor.
İnsan insana benzer.
Bazı otobüslerde ki koltuklar hep kayar, bir türlü oturamazsınız ve o kayan koltuklara bende içimden hep kayarım.
Yeni paralar için söylenen, ay bunlar da monopoly parası gibi yaa, cümleleri sona ersin artık.
Küçüklüğünde, yan bahçesindeki hanımellerine saldırıp, dibindeki balı itina ile emen haşarı çocuklardandım ben.

Pazartesi

Gördüğü her heykelin yanında komiklik yapıp poz verenler, gerçekten de komik olduklarını bilmeliler.
Herkes, orda burda dürüstlük dersi veriyor; ama bir çoğu sadece sözlük anlamından haberdar.
Bilinçaltına attığınız her şey, sinirli ve üzgün anlarınızda ortaya çıkar, çıkmayanlardan korkarım.
Fotoğraf çekilirken, rock işareti denilen o komik şeyi yapanlara, gerçekten çok gülüyorum.
Bir insana tek bir hareketiyle inanılmaz kanım kaynayabilir; ama yine tek bir hareketiyle ondan sonsuza dek uzaklaşadabilirim, evet böyle de garip bir insanım ben.

Pazar

Bu şarkı bana kaybettiğim her şeyi ve herkesi hatırlatıyor; ama dinlerken çok mutlu oluyorum.

Cumartesi

Son birkaç yıldır yabancı şarkıların sözlerini okumadan deli gibi dinlememe alışkanlığı edindim kendime; zira bazıları anlamıyoruz diye boş sözlerle dayamış kafiyeyi.
Birkaç ay sonra minik kuzenlerimden biri doğduğunda, ona, uykusuz ve huzursuz olduğu anlarda hep bu şarkıyı dinleteceğim.

Cuma

Aşk şarkıları dinlerken, aklıma birini getirip, ah etmiyor oluşum, aslında çok acı.
Bu şarkı ve klip, her zaman, hafızamın en güzel yerinde saklı kalmıştır ve de hep öyle kalacak.
Param olmadığı zamanlar, o an ne kadara ihtiyacım varsa, önceden o kadar paraya satın aldığım şeylere bakıp iç çekiyor ve genelde, almasaydım şimdi param olurdu yaa, diyorum.

Perşembe

Gardroba bir şeyler asarken, askının ucunu karşı tarafa baktırmak gibi bir takıntım var.
System Of A Down'ın gereksiz ve aptalca bir Türk düşmanlığı gütmesi, yaptıkları müziğin kötü olduğu anlamına gelmez.
Sevdiğiniz insanların da sizi seviyor olması gerçeği, dünyanın en şahane şeyi.
Senelerdir süt olan MSN nickimi, senelerdir MSNe girmediğim gerekçesiyle değiştirmiyorum ve bu durumun artık değişmesi gerekli.

Çarşamba

Ortaokuldayken ebru yapmıştım bir kere, sonra okulda kalan parçalarımı eve getirip bir hafta kirli kirli yapmaya da devam etmiştim, keşke yine yapsam, şu fotoğraflar yüzünden çok özendim.
Emoların mesajlarda yazdıkları 'xD, xS' gibi smile girişimlerini, x'e basmak, iki noktayı bulmaktan daha kolay'a bağlamak istiyorum; zira böyle smile'ları kullanmak için insan olmamak gerekir.
Gizem'in, Travis'i en az onun kadar sevdiğimden hiç ama hiç haberi yokmuş gibime geliyor.
Çok değil iki sene önce bulmaca çözerken boru sesine 'BO' yazıyordum.
Travis'i bu kadar çok sevmemin nedenini, çok fazla insan sevmiyor da ondan, olarak belirledim.
Manalı manalı'yı, a'yı yumuşatmadan okumayı seviyorum, daha manalı oluyor.
Fuckin in the Bushes, şimdiye kadar dinlediğim en gaz parça ve yolda hızlıca yürürken onu dinleyip etrafa manalı manalı bakmayı çok seviyorum.
Altyazısının kaymasını ayarlayamayacak kadar teknoloji özürlü bir insan olduğum için dün Gizem'in en sevdiği filmlerden 25th Hour'ı izleyemedim.
Crazy in Love, açınca dans etmeyi bilmediğim halde kendime engel ol(a)madığım şarkılardan biri.
"Rusça da olsa size bir detay vereceğim." diyen hocamıza sevgilerimi, sevgilerimden daha da çok saygılarımı gönderiyorum.
Okulu kundaklama hayalime o kadar inanmışım ki bugün Kimya bölümünün önünden geçerken ince ince planlar yaptım, istemsizce.
Dave Dee, Dozy, Beaky, Mick & Tich şu hayatta en sevdiğim şeylerden sadece biri ve iki sene önce Death Proof izlemeseydim bundan baya geç haberim olacaktı.
Ton balıklı-rokalı-turşulu-salatalıklı-bol limonlu sandviç bugün yediğim en lezzetli şeydi.
Ayak başparmağımın tombul olması bana çok sevimli geliyor, ama aynı şeyi başkaları için söyleyemeyeceğim.
Bundan birkaç yıl önce, The Wailers Ankara'da konser verdiği zaman, bir kız 'acaba Bob Marley'de gelecek mi?' demişti, o beyinle kaç yıl yaşar acaba.
Yesterday'i her dinlediğimde, ellerini kafasının arkasına koymuş, bin tane hayal kurarak kumların üstünde yatan ve güneşin batışını izleyen bir adam gelir aklıma.
O bir şey değil de, Travis Ankara'da konser versin.
Marul ve kıvırcığın sapını, kendilerinden daha çok severim.
Bu sabah, sadece Ezginin Günlüğü çalan bir sahaftan, eski dergiler satın aldım ve kendimi uzun zamandır bu kadar gerçek hissetmediğimi farkettim.
Tek kelime ya da tek cümleyle, tüm hayatımızı özetleyebilsek keşke.

Salı

Gerizekalı feysbukçet sorunu ve MSN'e girememem yüzünden, Gizem'in tam şu anda evimde 25th Hour'ı bulduğumu ve az sonra izlemeye koyulacağımı bilmemesi çok acı.
Gizem'in her dediğine "Aa! Ben de!?" demekten yorulduğum için artık ağzımı açmıyor ve ikimiz yek insanmışız gibi davranıyorum.
Bir de elma şekerini ağzına yüzüne bulaştırarak yiyenlerdendim ve belki de çikolata ve şekerlere olan soğukluğum, küçüklüğümdeki bu acı gerçekler yüzündendir.
Ben de küçükken, Çokomel yedikten sonra jelatinini tırnaklarıyla dümdüz yapmaya çalışan çocuklardandım.
Küçükken en sevdiğim çizgi film karakterlerinden biri Tsubasa'ydı.
Saçlarımın renginin sürekli mor-kızıl tonlarında gidip gelmesi ve geri kalan her şey bu fotoğraf yüzünden.
Bu şarkı,adını baya uzun bir süre MSN'de 'rumuz' olarak kullanmama sebep olmuştur.
Korku-gerilim filmlerindeki eceline susamış insanlardan nefret ediyorum.
Eskiden, bunu var ya, kendini satsan alamazsın diye bir furya vardı, ne oldu acaba.
Annemin sabah "Leman da kapanmış." diye mesaj atması güne biraz kötü başlamama sebep olsa da bunu böyle bir yere yazabilmenin haklı gururunu yaşıyor ve içten bir "Merhaba!" diyorum öküz olduğumun düşünülmemesi için.