Pazar
Cumartesi
Salı
Pazartesi
Cumartesi
Cuma
Çarşamba
Cumartesi
Serhat Kar'ın burayı daha yeni izlemeye almasına inanamıyorum; bunca yıllık hukukumuz n'olucak Serhat Kar!?
Salı
Bugün çok eğlendim ama sanırım Oğuz Kocaefe o kadar eğlenmedi, götünde kurt var gitmek istiyor durmadan.
Pazartesi
Sahip olduğum bütün blogların şablonlarıyla, renkleriyle oynamaktan kendimi alamazken, burası söz konusu oldu mu şöyle bir duraksıyorum.
Pazar
Gizem Bayıksel isimli bir kız var bir yerlerde, istiyorum ki herkes şöyle bir-iki dakikalığına bile olsa onun mükemmel hayat görüşüne sahip olabilse.
Kötü şeyler yaşadığım insanların arkasından beni hatırlatacak şeyler yaşasın demek yerine, sadece beni hatırlasın diyorum.
Son zamanlarda saçma sapan şeylerden başka bir şey yazmadığımı fark ettiğim için, öyle her yere yazmıyorum, bu yüzdendir buralara sık uğramayışım.
Çarşamba
Pazartesi
Perşembe
40 derece sıcaklıkta, Ağustos'un dingilinde uygulanan dört günlük su kesintisinin dördüncü gününü saat farkıyla geçmiş olmamıza rağmen hala suların gelmemiş olması İzmir'i nasıl çileden çıkarmıyor anlamış değilim.
Bazen ne dediğimi kendim bile anlamıyorum ve o zaman insanlar "Şu dediğini kendin anladın mı allaşkına ya?" diyorlar.
Bence insanlar sevdikleri insanlara kötü davranmalı ki sevdikleri insanlar onu herhangi bir yolla kaybettiklerinde çok üzülmesinler.
Sabahtan beri tek yediğim şey çeyrek ekmek arası tavuk döner olduğu için midemi artık hissetmiyorum.
Çarşamba
Bazen ciddi anlamda çıldırmak istiyorum lan, böyle "lilililililililiii" çığlıkları atarak caddelerde koşmak gibi.
Perşembe
Bir gün Ezgi'yle "Ne alırdınız?" sorusuna "süt" diye cevap verdiğimiz bir barda, yüksek seste Sexed Up dinleyip, süt tokuşturmayı çok istiyorum.
Cumartesi
Perşembe
Salı
En sevdiğim ve benimsediğim dizi Arrested Development, en güldüğüm dizi It's Always Sunny in Philadelphia.
Ben de karpuz sevmediğim halde dibindeki yeşilli beyazlı kısmı yiyebiliyorum, bu bizi iyi bir ikili yapar.
Pazartesi
Tabi süre faktörüne ek olarak Tom Cruise faktörü de var; çünkü o adamın yer aldığı bir şeyi izlemeye tahammül edemiyorum, üstelik bir nedeni de yok.
Yıllardır yeltenip süresinden (188 dk.) ötürü izlemekten vazgeçtiğim Magnolia filmini ne zaman izleyeceğim acaba.
Pazar
Cumartesi
Cuma
Perşembe
Çarşamba
Mesela festivallerde çalışmanın en güzel yanı, tüm o şatafat içinde yüzen "ünlü" insanlarımız hakkındaki gerçekleri bizzat görmek ve bilmektir ve bu yüzden de kimse bana kızmamalı "sanat" koktuğunu sanan insanları sevmediğim için.
Ezgi şurada Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan'ı sevmediğini söylemiş ya hani, işte onu okuduğum an neden bu kadar yek vücut olduğumuzu bir kez daha anladım.
Salı
Şu başkalarının bakımına muhtaç halimden kurtulduğumda yapacağım ilk iş alabildiğine uzun bir çimenlik bulup (ki kafamda bazı yerler belirledim) dakikalarca koşmak olacak.
Pazartesi
Yaz geldiğinde dayanamadığım tek şey saçlarımı uzatmak ama yaz gelmeyince de dayanamıyormuşum mesela.
Güzellik görecelidir yalanını, çirkin ama zeki, yani çalışsa yapar kafasında bir kadın çıkarmadıysa bende neyim.
Farklı olduğunu sandığım insanların aslında aynı bokun laciverti olduğunu fark ettiğimde, artık üzülmüyorum.
Pazar
Cumartesi
Cuma
Salı
Pazartesi
İki gündür yürüyemiyorum bacağım komple sarılı olduğundan ve canım çok yandığından, ama ilk kez bugün bu duruma ağladım.
Pazar
Cumartesi
Tabi bu sevinme oh canıma değsin şeklinde değil, daha kötüsü olmadığı için gerçekleşen bir duygu silsilesiydi; ama siz zaten böyle olduğunu anlamışsınızdır.
Umut telaşlı bir şekilde Ezgi'yi ara dediğinde, aklıma en kötüsünü getirmiştim ve bu yüzden ayağını yaktığını öğrendiğimde biraz sevindim açıkçası.
It's Always Sunny in Philadelphia'yı Arrested Development'dan daha fazla sevdiğime kanaat getirdim bugün.
Perşembe
Bence Alan Ball cinsellik ve küfür içermeyen bir film ya da dizi çekemez; ha bunu yadırgamak için değil aksine takdir ettiğim için yazıyorum orası da ayrı.
"Çirkin kadın yoktur, bakımsız kadın vardır." diyenlere Cem Yılmaz'dan, "İngilizlerin bir lafı vardır bildin mi: Fuck you." repliğini armağan ediyorum.
Salı
Bence Sezen Aksu'nun en güzel şarkısı Cihan Okan'la söylediği ve Levent Yüksel'in yeni rakı reklamında berbat ötesi coverladığı, aynı zamanda da Duvara Karşı filminin soundtrack albümünde yer alan Yine Mi Çiçek parçası.
Bu sabah, boş Starbucks bardağına su koyup suluk olarak kullanan bir insan evladıyla, aynı otobüsü paylaştım.
Televizyonda reklamları çıkan Activia benzeri ürünler sindirim sistemi için değil boşaltım sistemi için di mi, bana gerçeği söyleyin.
Pazartesi
Bazen, Facebook'ta saçma sapan videoların tamamını paylaşan insanlar, sadece benim arkadaş listemde toplanmışlar gibi hissediyorum.
Pazar
Gizem, sana iyi mi kötü mü olduğunu bilemeyeceğim bir haber vereceğim: Robbie Williams'a çoktan aşık olmuşsun beyb!
Cumartesi
Cuma
Perşembe
Çarşamba
Robbie Williams'ı slow şarkılar söylediği zaman çok seviyorum ve hatta bu sevgi o kadar büyüyebiliyor ki, Sexed Up'ı söylerken kazara aşık olacağımdan korkuyorum.
Salı
Pazartesi
Pazar
Az önce Olcay Özdemir büyük halka küpelerimden tekini aldı ve coşku dolu bir halde "Evrimin kayıp halkasını buldum!" diye bağırdı.
Birinin bana bu sıcakta neden altıma mini şort, üstüme pamuklu uzun kollu giyerek dolaştığımın açıklamasını yapmasına ihtiyacım var.
Cuma
Perşembe
O kadar sıkıldım ki internetten Altın Kelebek Ödülleri'nin tekrarını izlemeye koyuldum, düşün artık.
Elinde makineyle aynadan kendini çeken ve bunu ID diyerek ele güne sunan insanlar, bi' siktirip gitsinler artık, lütfen.
Acaba I Am Sam filminin soundtrackinde ki tüm o The Beatles coverı yapan isimler, Across The Universe filmini izledikten sonra utanmışlar mıdır?
Çarşamba
Salı
Pazartesi
Dün gece dayanamayarak bir film daha izledim ve bittiğinde söylediğim tek şey, Kirsten Dunst'a yazık etmişler, idi.
Pazar
Tuna Kiremitçi'yi çok seviyoruz; zira sayesinde, birisi bir yere giderken, git kendini çok sevdirmeden diyerek soğuk esprinin dibine vurabiliyoruz.
Everything Is Illuminated filminin soundtrack albümü filmden daha güzeldi diyenler, monitöre el sallasın.
Gizem'in bir gün içerisinde üç film izleyip akabinde dördüncüsüne geçecekken bu durumun iyi olmadığını ve çok tekrar ederse ilk izlediği filmin adını bile unutabileceğini farketmesi mi yoksa benim yazdığım uyarımsı şey mi bloga yazmasına sebep oldu bilemedim.
Bir gün içerisinde üç film izleyip akabininde dördüncüsüne geçmek her zaman iyi değildir; çünkü bu durumu çok tekrar ederseniz, ilk izlediğinizin adını bile unutabilirsiniz.
Bu bloga neredeyse yazık olacakken Gizem Bayıksel insanına "N'aber yavrum? Yazsana bir şeyler lan." demek istiyorum.
Perşembe
Bence biri benim arkamdan çok sıkı beddua etti; çünkü hayatımın bir anda bu kadar berbat bir hal alması başka türlü açıklanamaz.
Salı
Cumartesi
Akşamın dokuzunda heveslenip dışarı çıkmak istemek ve bir saat hazırlandıktan sonra dışarıda buluşacağınız arkadaşınızın direkt size geleceğini, dışarı çıkmaya gerek olmadığını söylemesi sizi o kadar hüsrana uğratır ki dışarı çıkmaya hazırlanırken en sevdiğiniz kırmızı rujunuzun bittiğini farketmek ve o tonu diğer kırmızı rujları karıştırarak elde etmeye çalışmanız fikri size düğün gibi gelebilir hatırlayınca.
Çarşamba
Bazen, gerçek mutluluğu hiçbir zaman tadamayacakmışım gibi geliyor ve bunda Glen Hansard'ın payı oldukça büyük.
Gecenin ikisinde özenip kolaj yapmaya uğraşmak ve en can alıcı noktada Pritt'in bitmesi sizi o kadar büyük bir hüsrana uğratır ki kolaj yapmaya başlamadan önce evde kartonun olmadığını farkedip kolajı mecburen A3 boyutlarında bir kağıda yapma fikri size düğün gibi gelebilir hatırlayınca.
Salı
Pazartesi
Blogger'daki sorun yüzünden bütün izleme listemi sildim, çoğunu yeniden izlemeye aldım ama hala blogunu en sıkı takip ettiğim insanın güncellemeleri gözükmüyor.
Benim gibi Youtube'a ktunnel'le giren bir eziği bile en basite indirgenmiş bir program yaparak sorunsuz bir şekilde Youtube'a sokuyorsun ya Youtube Jacker, helal olsun diyorum sana.
Pazar
Ezgi facebookta en yakın arkadaşlarımla arkadaş oldu ve şu anda birbirlerine duvardan bir sürü şey yazıyorlar, ben de inanılmaz bir keyifle takip ediyorum tüm bu olanları.
Blog güncellemelerini saatler sonra verip, utanmadan altına 2 dakika önce gönderildi diye yazdığı için Blogger'a dava açasım var.
Cem Yılmaz'a el sallıyor ve lanet hollywood senaristlerine sesleniyorum: Micheal bize son şakasını yaptı.
Cumartesi
14.04.09'da kaydettiğin taslağı daha yeni okuduğum için kendimi en duyarsız ve gereksiz insan seçiyorum cınım Bayıksel.
O halde Sena Argun'dan geliyor: Aziz Kocaoğlu götün kocamaaan, kocamaaan, kocamaaaa-aan; Aziz Kocaoğlu götün kocamaaaan.
1 Haziran'da kentkart öğrenci ücretinin 0.67 kuruştan 0.90 kuruşa çıkması bana süper bir doğum günü hediyesi olacak; teşekkürler Aziz Kocaoğlu!
Cuma
Perşembe
Yarın sabah erkenden kalktıktan sonra ilk işim kuaföre gidip saçlarımı kısacık kestirmek olacak ve bu sefer bu cümleyi harfiyen uygulayacağıma and içtim.
Google banner koleksiyonu yapmaya başladığımdan beri, sanki duymuşçasına Google banner'larını üç günde bir değiştiriyor.
Çarşamba
Salı
Sevgili Cem Adrian, Tunalı sokaklarını rahat bırak; çünkü seni her gün görmekten ve her görüşümde abi naber dememek için kendimi engellemekten yoruldum.
Sırf, her girdiğimde paylaşılan milyon videoyu görmekten sıkıldığım için, facebook hesabımı kapatasım var.
Pazartesi
Bu klibi izlemeden önce derin bir nefes alın, sonra da kendinizi sakinliğin kollarına yavaşça bırakın.
Gizem'in iyi film konusunda bana ders vermesini istiyorum; çünkü bir filme iyi demem için içinde taş gibi kızlar, muhteşem arabalar ve inanılmaz silahlar olması yeterli.
Cumartesi
Cuma
Biri de çıkıp desin ki, Alexander Rybak gördüğüm en antipatik insan; ben de derinden bir ohh çekeyim, yeter ama artık.
Çarşamba
Cuma
Perşembe
Gizem, Cumartesi gecesi Ankara'ya gelmeden önce buradan bir sürü buzlaş alacağım, termosa dolduracağım ve oranın sıcağında bardağa döküp döküp içeceğiz onları ikimiz.
Çarşamba
Çok sevgili Daisies filmi, muhteşem görselliğin ve absürd komedin beni benden aldı, secde edilecek bir film olduğunu bilmen gerekir diye düşündüm.
Salı
Bir yazıyı yazdıktan sonra, kayıt seçeneklerini girip, yazıyı yayınlayacağım zamanın saatini oraya girmek gibi bir takıntım var, kendimle barışığım.
Pazartesi
Her gün interneti açar açmaz ilk iş olarak bu beş sayfaya bakıyorum: Deviantart, Blogger, Facebook, Yahoo, Hotmail.
Fin Tangosu, bana son günlerde aman yarabbi dedirtebilen harika bir filmsin sen, afişinin tatlılığına da ayrı ölürüm.
Youtube'da Salim, Ebru Polat gibi şarkıcıların videolarını izledikten sonra, videoların altında yazan yorumları okumaya bayılıyorum.
Pazar
Kimileri gördüğüne inanır, kimileri inandığını görür, kimileri inanmak istediğini görür, kimileri de görmek istediğine inanır.
Bazı insanlar her şey hakkında tez yazmışçasına çatır çatır konuşuyor ya ve o konuştuklarına bazı insanlar inanıyor ya hani, çok gülüyorum bu duruma.
Cuma
Bazen aklıma çok enteresan fikirler geliyor ve üşengeçliğimden nasıl olsa hatırlarım diye not almıyorum; ama günün sonunda o fikirlere dair en ufak bir fikrim olmuyor.
Perşembe
Gizem hiçbir zaman çok mutsuz olamaz, sizi keklemeye çalışmasına aldırmayın diyor ve yanaklarından öpüyorum.
Çarşamba
Sınıf arkadaşlarımın feysbukta benim fotoğraflarımdan çok, Ezgi'nin profil fotoğrafını takip etmesi biraz garip; ama bu benim hoşuma gidiyor.
Pazartesi
Pazar
Az önce, üç-dört sene evvel yazdığım bir yere girdiğimde kendimden "civangir l" diye bahsettiğimi gördüm ve beni mutlu eden bir sürü anı gözümde canlandı.
Bugünlerde bana en lazım olan şey bir Şebnem Ferah korsesi, çünkü göbeğim neredeyse kendi başına bir birey olmuş.
Estelle ile Kanye West'in işbirliği yaparak söyledikleri American Boy adlı parçada, Kanye West'in 03:14 sıralarında 'rubbish' demesine ölesim geliyor lan.
Cuma
Ben bazen, altyazı sitelerinden sevdiğim filmlerin altyazılarını indirip okurum ve bundan aldığım hazzı, birçok şeyde bulamayacağımı da adım gibi bilirim.
" Gidenler sende hep kendilerinden bir şeyler bırakıyor, hafızanın sırrı bu mu? "
La Finestra Di Fronte
La Finestra Di Fronte
Her ne kadar Hande Yener güzel söylemiş de olsa, Aylin Aslım, sözlerini yazdığı o güzelim parçayı kendi söylemeliydi.
Perşembe
"Şapkalı a yaparken bilgisayarı kapattım demin." diyen bir ağabeyim var ve şu an öğrendiğime göre sevgili ekürim Gizem ile görüşememişler Ankara'da.
Numaralı gözlük için yazdığım cümleyi okudum ve şimdi de onun diş teline uyarlanmış halini yazdığımı hayal ettim.
Küçüklüğümden beri numaralı gözlük takmak istedim hep, ama gözlerimin sapasağlam olması bana hep engel oldu.
İnsanın, sürekli birlikte olduğu diğer bir insana benzemeye başlaması yer yer bezdirici olsa da çoğu zaman güldürücü lan.
Salı
Pazartesi
Şu aralar aklıma gelen her şeyi telefonuma not aldığımdan ve telefonu elimden düşürmediğim için, sevgili ailem bir sevgilim olduğundan şüpheleniyor.
Hayatları boyunca çıplak kız dahi görmemiş olan bazı erkekler, Issız Adam'ı izledikten sonra bu açlıklarını bastırmak için " Ben de Alper gibiyim aslında. " demeye başladılar, yazık.
Pazar
Favori çizgi film karakterimin Casper olmasının en büyük sebebi, iki haftalıkken geçirdiğim ameliyatta doktorumun beni Casper'a çok benzetip tüm hastahanenin bana öyle seslenmesindendir.
Bu hayatta insanı çok rahatlatan bir hareket varsa o da, kollarınızı bilek kısmından birbirine geçirip yukarı doğru kaldırarak tüm vücudunuzu germektir.
Arabadayken camdan dışarı tek kolunu çıkararak müziğin sesini sonuna kadar açan insanlara, o hallerini videoya alıp izletsek, aynı şeyi yapmaya devam ederler mi acaba?
Sağanak yağmurdan kaçmak için yapılan koşu, dünyanın en sağlıklı sporuymuş; şaka şaka, ben uydurdum.
İnsanlar kendilerinde hiç tasvip etmedikleri davranışlar farkettiklerinde, ama o da böyle yapıyor, diyerek yaptıklarının normal bir şey olduğunu göstermeye çalışırlar; doğanın kanunu budur.
Perşembe
" Ücretsiz Last.fm Radyosu deneme süresi sona ermiştir; kesintisiz ve kişiselleştirilmiş radyonuzu dinlemeye devam etmek için abone olun. "
Çarşamba
Ama'dan önce inatla noktalı virgül getiriyor oluşum, lise yıllarında yaşadığım acı bir olaya dayanır.
Gizem'in mesajlarını öptüm bay ile sonlandırması çok hoşuma gidiyor, ama bir de telefonda konuşurken öyle deyip çat diye kapatıver(ebil)se(k).
Everything is gonna be alright kalıbı beni zaman zaman aşırı güldürebildiği gibi, zaman zaman da bana inanılmaz huzur veriyor.
Facebookta sağ üst köşede yer alan people you might know / tanıyor olabileceğin kişiler adlı başlığın içini silmekten yoruldum, pes ediyorum.
Okula gitmeyip, temiz bir yatakta öğlene değin uyumak kadar şahane bir şey varsa; o da bunu alışkanlık haline getirmektir.
Salı
Az önce ablam, ona Bedük'ün aslında son sigaram Serhat olduğunu söylediğimde, bana sanki adını yeni öğretiyormuşum gibi baktı.
Ankara için çok küçük derler ki doğrudur dışarı çıktığında bin tane insan görürsün; ama hala hiç gitmediğim semtler var benim, onu nasıl yapacağız?
Her gün Arkeoloji Sözlüğü'nden 4 yeni kelime anlamı öğreneceğim azmimi; donarium, peronai, castella ve regula kelimelerinin anlamlarını öğrendikten sonra terkettim.
Barilla'nın içinde üç çeşit peyniri barındıran tortellini makarnası, olasılıkla dünyanın en güzel peynirli makarnasıdır.
Emre Altuğ'un 30 yaşında olduğunu öğrenmem bugünlerde beni en çok şaşırtan şey; zira iki-üç gündür aksiyonsuz takılıyorum.
En nefret ettiğim insan tiplerinden biri de, gel bak sana bir şey anlatacağım; ama sonra, diyen 'tipler'dir.
Her an her şeyi silebilme kapasitem var ve bazen bu kapasiteyi kullandığımda dünyanın en mutlu insanı ben oluyorum.
Bazı otobüslerde ki koltuklar hep kayar, bir türlü oturamazsınız ve o kayan koltuklara bende içimden hep kayarım.
Küçüklüğünde, yan bahçesindeki hanımellerine saldırıp, dibindeki balı itina ile emen haşarı çocuklardandım ben.
Pazartesi
Gördüğü her heykelin yanında komiklik yapıp poz verenler, gerçekten de komik olduklarını bilmeliler.
Bir insana tek bir hareketiyle inanılmaz kanım kaynayabilir; ama yine tek bir hareketiyle ondan sonsuza dek uzaklaşadabilirim, evet böyle de garip bir insanım ben.
Pazar
Cumartesi
Son birkaç yıldır yabancı şarkıların sözlerini okumadan deli gibi dinlememe alışkanlığı edindim kendime; zira bazıları anlamıyoruz diye boş sözlerle dayamış kafiyeyi.
Birkaç ay sonra minik kuzenlerimden biri doğduğunda, ona, uykusuz ve huzursuz olduğu anlarda hep bu şarkıyı dinleteceğim.
Cuma
Param olmadığı zamanlar, o an ne kadara ihtiyacım varsa, önceden o kadar paraya satın aldığım şeylere bakıp iç çekiyor ve genelde, almasaydım şimdi param olurdu yaa, diyorum.
Perşembe
System Of A Down'ın gereksiz ve aptalca bir Türk düşmanlığı gütmesi, yaptıkları müziğin kötü olduğu anlamına gelmez.
Senelerdir süt olan MSN nickimi, senelerdir MSNe girmediğim gerekçesiyle değiştirmiyorum ve bu durumun artık değişmesi gerekli.
Çarşamba
Ortaokuldayken ebru yapmıştım bir kere, sonra okulda kalan parçalarımı eve getirip bir hafta kirli kirli yapmaya da devam etmiştim, keşke yine yapsam, şu fotoğraflar yüzünden çok özendim.
Emoların mesajlarda yazdıkları 'xD, xS' gibi smile girişimlerini, x'e basmak, iki noktayı bulmaktan daha kolay'a bağlamak istiyorum; zira böyle smile'ları kullanmak için insan olmamak gerekir.
Fuckin in the Bushes, şimdiye kadar dinlediğim en gaz parça ve yolda hızlıca yürürken onu dinleyip etrafa manalı manalı bakmayı çok seviyorum.
Altyazısının kaymasını ayarlayamayacak kadar teknoloji özürlü bir insan olduğum için dün Gizem'in en sevdiği filmlerden 25th Hour'ı izleyemedim.
"Rusça da olsa size bir detay vereceğim." diyen hocamıza sevgilerimi, sevgilerimden daha da çok saygılarımı gönderiyorum.
Okulu kundaklama hayalime o kadar inanmışım ki bugün Kimya bölümünün önünden geçerken ince ince planlar yaptım, istemsizce.
Dave Dee, Dozy, Beaky, Mick & Tich şu hayatta en sevdiğim şeylerden sadece biri ve iki sene önce Death Proof izlemeseydim bundan baya geç haberim olacaktı.
Ayak başparmağımın tombul olması bana çok sevimli geliyor, ama aynı şeyi başkaları için söyleyemeyeceğim.
Bundan birkaç yıl önce, The Wailers Ankara'da konser verdiği zaman, bir kız 'acaba Bob Marley'de gelecek mi?' demişti, o beyinle kaç yıl yaşar acaba.
Yesterday'i her dinlediğimde, ellerini kafasının arkasına koymuş, bin tane hayal kurarak kumların üstünde yatan ve güneşin batışını izleyen bir adam gelir aklıma.
Bu sabah, sadece Ezginin Günlüğü çalan bir sahaftan, eski dergiler satın aldım ve kendimi uzun zamandır bu kadar gerçek hissetmediğimi farkettim.
Salı
Gerizekalı feysbukçet sorunu ve MSN'e girememem yüzünden, Gizem'in tam şu anda evimde 25th Hour'ı bulduğumu ve az sonra izlemeye koyulacağımı bilmemesi çok acı.
Gizem'in her dediğine "Aa! Ben de!?" demekten yorulduğum için artık ağzımı açmıyor ve ikimiz yek insanmışız gibi davranıyorum.
Bir de elma şekerini ağzına yüzüne bulaştırarak yiyenlerdendim ve belki de çikolata ve şekerlere olan soğukluğum, küçüklüğümdeki bu acı gerçekler yüzündendir.
Ben de küçükken, Çokomel yedikten sonra jelatinini tırnaklarıyla dümdüz yapmaya çalışan çocuklardandım.
Saçlarımın renginin sürekli mor-kızıl tonlarında gidip gelmesi ve geri kalan her şey bu fotoğraf yüzünden.